29 Aralık 2017 Cuma

YENİ YILA GİRERKEN NEDEN ÇAM AĞACI SÜSLENİR

Yeni yıla girerken neden çam ağacı süslenir diye kendi merakım üzerine yaptığım bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum bu hafta..
Öncelikle Çam Ağaçlarını incelemekle başladım işe..Ne kadar da çok çeşiti varmış , hatta kozalak bir meyveymiş.Ne kadar da uzakmışım her gün gördüğüm ağaçlara..Etrafımdaki çamları inceledikçe şekillerinin de farklı olduğunu farkettim..Sonra yeni yıla girerken hangi çam ağacı süslenir diye araştırdım..Bir farkı var mıdır herhangi bir çam ağacı olur mu diye..Şimdi sizlerle öğrendiklerimi aktarmak istiyorum ancak şunu da belirteyim bir arkeolog , sümerolog , dil bilimci vb bilim adamı değilim.
Edindiğim bilgilere göre ağaç süslemek aslında yeni yılın gelişiyle alakalı değilmiş.Ağaç dalına çaput bağlamak ile dilek tutma geleneği çok farklı kültürlerde özellikle de kırsal kesimlerde yaşayanlar arasında görülmekteymiş ama yeni yıl döneminde çam ağaçlarını süslemek aslında Gök Tanrı inancının yaşandığı Türkler zamanında ortaya çıkan bir ritüelmiş ve 21 aralıkta yaşanan en uzun gecenin ardından 22 ARALIK günü ' gündüzün geceyi yendiği' zamanda kutlamalar başlarmış ve akçam altında şenlikler olurmuş.Gök cisimlerini yönettiğine , yağmuru yağdırdığına inanılan TANRI ÜLGEN 'e güneşi geri verdiği için edilen teşekkürün bayram havasında kutlanma töreni döneminde ailece kutlamaların ve birbirlerine ziyaretlerin o yıl için uğur , bereket ve bolluk getireceğine inanılırmış ve mart ayına kadar bu kutlamalar devam edermiş.Bu bayrama nardugan adını vermişler.Süsleme için  AKÇAM Ağacını tercih etme sebepleri "yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasından başlayan akçam ağacının , gökyüzünde oturan Tanrı Ülgen 'in sarayına kadar uzandığı " na inanılmasıymış ve bu ağaç  vesilesiyle dileklerini iletmeleriymiş.Hatta akçam ağacına "hayat ağacı " derlermiş.
Türklerin göç etmeleri sebebiyle bu inanışın yayıldığı ve özellikle de HUNlar vesilesiyle Almanların bu geleneği görüp benimsediği düşünülmekteymiş.
Almanlar süsleme için daha çok başka bir çam çeşidi olan KÖKNAR ağacını tercih etmişler ve dallarına ip / çaput / bant yerine daha çok elma - bisküvi asmışlar . Hz.Adem ve Havva ' yı anmak adına bu ritüeli gerçekleştirdiklerinden köknar ağacını evlerinin girişlerine ve içlerine yerleştirmişler.Zamanla bu gelenek Fransızların ağaç altlarına hediye bırakmasıyla bugün ki şeklini almış.
Edindiğim bu bilgiler ışığında yeni yıla girerken Çam Ağacını süslemenin nerelerden bu günlere geldiğini sizlere aktarmak istedim.Bunu araştırırken ister istemez NOEL ile ilgili de bir takım bilgilere ulaştım, mesela Hz.İsa'nın doğumunu miladi takvime göre 25 Aralıkta kutlayanların olmasının yanında  kimi ortodoks kliseleri julyen takvimine göre 25 Aralıkta kutluyorlarmış. (lulyen takviminin 25 aralığı miladi takvime göre 6 ocak oluyor). MS.300 lü yıllara yakın dönemlerde  şimdilerin antalya bölgesine denk gelen topraklarda yaşamış olan Aziz Nicholaos çok zengin biri olup bir çok mucizevi olaylara imza atmış ve çok yardımsevermiş ve yaptığı yardımların karşı taraftaki kişiyi incitmesini istemediğinden gizlice evlerin bacalarından / pencerelerinden kese içinde altın vs bırakırmış ve bunu kış döneminde yaptığı için günümüz noel kutlamalarında simge olarak kabul edilmiş. Yeni Yıl kutlamaları , Hz İsa'nın doğumunu kutlayan hristiyanlardan ziyade 20.yüzyıl ile birlikte evrensel bir hal alıp tüm dünyaya yayılmış ve hediyeleşmek / iyi dileklerde bulunmak herkes tarafından olumlu karşılanır olmuş...
Bundan 100 yıl sonra acaba ne gibi kutlamalar olacaktır ve bakış açıları nasıl değişecektir çok merak ediyorum ve tabi bu merakımın hiç bir zaman cevabını alamayacağımı da biliyorum :) 
Umarım yazımı okurken keyif almışsınızdır..Mustafa Kemal Atatürk 'ün "yurtta sulh cihanda sulh " sözünden yola çıkarak önce ülkemize ve sonra tüm dünyaya HUZUR , BARIŞ , SAĞLIK , AŞK ,PARA dileklerimle 2018 mutlu gelsin diyorum..
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere 
saygılarımla
Sevil Elgün

7 Aralık 2017 Perşembe

OFİS KİRALAMAK

ofis kiralamakOfis kiralamak , işiniz için yapacağınız en önemli ve birincil yatırımdır.Çünkü yaptığınız iş ne olursa olsun o işi icra ettiğiniz yerin çizmiş olduğu imaj ,sizin müşterilerinize karşı kuracağınız "üstünlük" olacaktır.Burada ki üstünlük kelimesini  'büyüklük /hor görme'  gibi algılamayınız, işinizin itibarı ve hatta pazarlık aşamasında ki kozları elinde bulunduran kişi olarak algılamanızı istiyorum.

Ofisiniz için yapmış olduğunuz yatırımları yabana atmamanız gerekmekte..Kendinizi bir müşteri olarak düşünün ve alışverişe gittiğiniz mekanı hayal edin.. Karanlık , loş ışıklı , ürünler üst üste yığılmış bir mekanda olduğunuzu düşleyin..Sizde sigara dumanını hissettiniz değil mi ?? Birde aydınlık , bol spot ışıklı , raflar düzenli , keyifli müziklerin çaldığı ortamı düşlemenizi istiyorum..Hangisinde alışveriş yapmaktan keyif alırsınız , hangisinde uzun süre zaman geçirmek istersiniz , hangisinde pazarlık yapmayı düşünürsünüz..İşte tüm bunları sizin müşterilerinizde hissediyor.Her birimiz hem alıcı hem satıcıyız..Yaptığınız işin ne olduğu önemli değil siz para kazanmak üzerine bir ticari faaliyete girdiğinizde ister istemez satıcı pozisyonunda oluyorsunuz , herşeyden önce "kendinizi" satıyorsunuz.Bu nedenle daha çok kâr elde edebilmek için "kendinizi" en iyi şekilde pazarlamanız gerekmekte..Ofisiniz sizin ilk görüntünüzdür. Yeni biriyle tanıştığınızda , işinizden ilk bahsettiğinizde size gelecek soru "ofisiniz nerede?" dir ve bu yanlış değildir çünkü sizde ilk tanıştığınız birine "iş yeriniz nerede" diye sormuşsunuzdur..Ofisiniz yerini öğrenen kişi , sizinle ilgili tahminlerde bulunacaktır ve sizinle iş yapıp yapamayacağına / iş yaptığı takdirde işinizin karşılığı tahmini ne kadar ücret ödeyeceğine dair zihninde bir takım yargılar oluşturacaktır.

Bu yargılardan sonra iş yerinize gelen kişi ofis mobilyalarınıza bakacaktır.Nasıl dizyan yaptığınız , kullandığınız renkler işinizin ücreti ile ipuçları vermeye devam edecektir.İş bitiminde pazarlık konuşmanızda elinizi güçlendirecek bu bilinç altı mesajlarını iyi okumanız gerekmektedir.

Teknoloji çağında olduğumuz şu günlerde ofisinizde bunu çook iyi bir şekilde kullanmanızı tavsiye ederim.İşlerimizin pek çoğunu artık ofis dışında halleder haldeyiz.Tabletlerimiz , akıllı telefonlarımız en büyük yardımcılarımız ve işimizi yansıtan iş ortaklarımızdır , tabi kazancımızı da ;)

Sizlere fikir vermesi açısından bir portföyümü paylaşmak istiyorum. kiralık ofis ilanını incelediğinizde zihninizde birşeyler canlanacağına eminim..

Yeniden görüşmek ümidiyle..
Saygılarımla
Sevil Şenses ELGÜN

Bu Blogda Ara