Öncelikle Çam Ağaçlarını incelemekle başladım işe..Ne kadar da çok çeşiti varmış , hatta kozalak bir meyveymiş.Ne kadar da uzakmışım her gün gördüğüm ağaçlara..Etrafımdaki çamları inceledikçe şekillerinin de farklı olduğunu farkettim..Sonra yeni yıla girerken hangi çam ağacı süslenir diye araştırdım..Bir farkı var mıdır herhangi bir çam ağacı olur mu diye..Şimdi sizlerle öğrendiklerimi aktarmak istiyorum ancak şunu da belirteyim bir arkeolog , sümerolog , dil bilimci vb bilim adamı değilim.
Edindiğim bilgilere göre ağaç süslemek aslında yeni yılın gelişiyle alakalı değilmiş.Ağaç dalına çaput bağlamak ile dilek tutma geleneği çok farklı kültürlerde özellikle de kırsal kesimlerde yaşayanlar arasında görülmekteymiş ama yeni yıl döneminde çam ağaçlarını süslemek aslında Gök Tanrı inancının yaşandığı Türkler zamanında ortaya çıkan bir ritüelmiş ve 21 aralıkta yaşanan en uzun gecenin ardından 22 ARALIK günü ' gündüzün geceyi yendiği' zamanda kutlamalar başlarmış ve akçam altında şenlikler olurmuş.Gök cisimlerini yönettiğine , yağmuru yağdırdığına inanılan TANRI ÜLGEN 'e güneşi geri verdiği için edilen teşekkürün bayram havasında kutlanma töreni döneminde ailece kutlamaların ve birbirlerine ziyaretlerin o yıl için uğur , bereket ve bolluk getireceğine inanılırmış ve mart ayına kadar bu kutlamalar devam edermiş.Bu bayrama nardugan adını vermişler.Süsleme için AKÇAM Ağacını tercih etme sebepleri "yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasından başlayan akçam ağacının , gökyüzünde oturan Tanrı Ülgen 'in sarayına kadar uzandığı " na inanılmasıymış ve bu ağaç vesilesiyle dileklerini iletmeleriymiş.Hatta akçam ağacına "hayat ağacı " derlermiş.
Türklerin göç etmeleri sebebiyle bu inanışın yayıldığı ve özellikle de HUNlar vesilesiyle Almanların bu geleneği görüp benimsediği düşünülmekteymiş.
Almanlar süsleme için daha çok başka bir çam çeşidi olan KÖKNAR ağacını tercih etmişler ve dallarına ip / çaput / bant yerine daha çok elma - bisküvi asmışlar . Hz.Adem ve Havva ' yı anmak adına bu ritüeli gerçekleştirdiklerinden köknar ağacını evlerinin girişlerine ve içlerine yerleştirmişler.Zamanla bu gelenek Fransızların ağaç altlarına hediye bırakmasıyla bugün ki şeklini almış.
Edindiğim bu bilgiler ışığında yeni yıla girerken Çam Ağacını süslemenin nerelerden bu günlere geldiğini sizlere aktarmak istedim.Bunu araştırırken ister istemez NOEL ile ilgili de bir takım bilgilere ulaştım, mesela Hz.İsa'nın doğumunu miladi takvime göre 25 Aralıkta kutlayanların olmasının yanında kimi ortodoks kliseleri julyen takvimine göre 25 Aralıkta kutluyorlarmış. (lulyen takviminin 25 aralığı miladi takvime göre 6 ocak oluyor). MS.300 lü yıllara yakın dönemlerde şimdilerin antalya bölgesine denk gelen topraklarda yaşamış olan Aziz Nicholaos çok zengin biri olup bir çok mucizevi olaylara imza atmış ve çok yardımsevermiş ve yaptığı yardımların karşı taraftaki kişiyi incitmesini istemediğinden gizlice evlerin bacalarından / pencerelerinden kese içinde altın vs bırakırmış ve bunu kış döneminde yaptığı için günümüz noel kutlamalarında simge olarak kabul edilmiş. Yeni Yıl kutlamaları , Hz İsa'nın doğumunu kutlayan hristiyanlardan ziyade 20.yüzyıl ile birlikte evrensel bir hal alıp tüm dünyaya yayılmış ve hediyeleşmek / iyi dileklerde bulunmak herkes tarafından olumlu karşılanır olmuş...
Bundan 100 yıl sonra acaba ne gibi kutlamalar olacaktır ve bakış açıları nasıl değişecektir çok merak ediyorum ve tabi bu merakımın hiç bir zaman cevabını alamayacağımı da biliyorum :)
Umarım yazımı okurken keyif almışsınızdır..Mustafa Kemal Atatürk 'ün "yurtta sulh cihanda sulh " sözünden yola çıkarak önce ülkemize ve sonra tüm dünyaya HUZUR , BARIŞ , SAĞLIK , AŞK ,PARA dileklerimle 2018 mutlu gelsin diyorum..
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere
saygılarımla
Sevil Elgün

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder