9 Nisan 2020 Perşembe

KORONA VİRÜS SALGIN DÖNEMİNDE KİRA ÖDEMEMEK MÜMKÜN MÜ

                          

                     Covid-19 adı verilen ve Çin'in Wuhan kentinde başlayıp 3 ay gibi kısa bir sürede tüm dünyayı etkisi altına alan virüs Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından pandemi ilan edildi.Yani dünya
genelinde yaşayan insanların sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalık olduğu kabul edildi. Koronavirüs ile ilgili detaylı bilgiye sahip olmak isterseniz burayı tıklayınız  

                        WHO tarafından pandemi ilan edilmesi ile her ülke kendisine göre önlem almaya başladı ancak malesef ki karşımızdaki virüs çok hızla yayıldığı için yer yer alınan önlemler yetersiz kaldı.Bu yazıyı yazdığım şu günlerde dünya genelinde hasta sayısı 1.5 milyon civarı ve ne yazık ki vefat sayısı 80 binin üzerinde.Alınması gereken en önemli tedbir "her bir kişinin kendini izole edip #evdekal ması" Tüm dünya ile aynı anda #stayhome diyoruz.Birçok gelişmiş ülke virüsün kendisine bulaşmayacağını düşünüp erken önlem alamadığı için bu kadar yaygınlaştığı düşünülüyor.Sadece Çin'de olmadı bu virüs, seyahat edenlerle birlikte ne yazık ki başka bölgelere , ülkelere taşındı.Bu virüs taşıyıcı olanın da hasta olabileceğini gösterdi bize.Birçok parametreye farklı açıdan bakmayı öğretti.Özellikle birçok sorunun çözümü için kendi kendimize cevap bulmamız gerektiğini öğreniyoruz diye düşünüyorum.Psikolojimizi,beden sağlığımızı,sağduyumuzu iyileştirmenin önemini motivasyonumuzu yükseltmenin önemini,hastalıkla mücadeleyi vb tüm konularda bireysel olarak birşeyler yapmamız gerektiğini farkettik.Bunun için farkındalık yaratıp evde olanlara online da destek olan nice psikolog , nice aşçı ,nice spor eğitmenine bu vesileyle teşekkür etmek istiyorum buradan..Akıl sağlığımızı korumak için beden ve ruh sağlığımıza önem vermeliyiz.Bu süreçten geçerken olaylara ekonomi açısından da bakmak gerektiğini düşünüyorum.
                    Gelişmiş ülkeler ekonomik açıdan vatandaşlarını rahat ettiriyorlar ve evde olup iş üretemediği için gelir kaybına uğrayanları rahatlatan önlemler ile onlara destek oluyorlar.Gerek maddi yardımlarla gerek gıda desteğiyle vatandaşlarının akıllarındaki soru işaretlerini gidererek "siz evde kalın biz virüsü ülkemizden temizleyeceğiz" mesajını veriyorlar.
                     Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde ise durum biraz farklı.Bir anda sokağa çıkma yasağı ilan edilemedi.Ekonomik açıdan bunu karşılayacak güçlü bir ülke değiliz ne yazık ki..Gönlümüzden geçenin başka olduğunu biliyorum ama malesef durum bu.Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz ve kısım kısım mücadele ile salgın hastalıkla başetmeye çalışıyoruz.Hal böyle olunca #evdekalturkiye kapsamına önce evden işini yürütebilecekler uyum sağladı.Halen daha sabah işe gitmek için evden çıkmak zorunda olanlar var.Ancak çıkarılan genelge ile kapatılan işyerleri de oldu.Özellikle insan kalabalığının çok olduğu işletmeler kapatıldı.Hamam,Spa merkezleri, Kıraathaneler, Kafeteryalar, GeceKlupleri, Sinema-Tiyatro,Düğün Salonları, Kuaförler ve daha birçokları.Hemen hepsi günlük kazanç ile geçinen, işyerinin ve evinin giderlerini buradan elde ettikleri gelir ile karşılayanlardı. Birde bunların çalışanları vardı maaş ile geçinen.Kapatılan işletme maaşları ne ile ödeyecekti? Otobüs / Uçak firmalarının salgın hastalıkla müadele kapsamında sattıkları koltuk sayısında azalma olması gerekliliği bilet fiyatlarına yansıdı ve bir kaos daha patlak verdi ne yazık ki.Haliyle bunlar gibi yaşanan durumlar işten çıkarılmaları tetikledi.Aktif halde çalışan fabrika gibi işletmelerde de personeli azaltma/ücretli-ücretsiz izin ile denge sağlanma yoluna gidiliyor.Tüm bu yaşananlar ve daha aktaramadığım birçokları neticesinde mart ayını geride bıraktık ve nisan ayının gelişi ile "faturalar dışında kiralar nasıl ödenecek / pandemi ilan edildiğine göre bu virüs mücbir sebep sayılır ve kira ödemeyelim" gibi düşünceler başgösterdi.
                     Bu durum karşısında şuanda yargıtaydan çıkan bir içtihat / bir yasa ne yazık ki yok.Üstelik bir çok hukuk adamının bu konuda fikir birliğine de varmadığını gözlemledim. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan talimatıyla 30 Nisan'a kadar icra takipleri durduruldu.Bu sürenin uzatılıp uzatılmayacağını ilerleyen günlerde salgının durumuna göre göreceğiz.Ancak şuan için şunu söyleyebilirim ki bu süre uzatılsada uzatılmasada elbet birgün normale döneceğiz ve o zaman ki icra takibinin önünü kesen bir talimat değil bu.Yani şu günlerde yaptıklarımızdan sorumlu tutulacağımız gün gelecektir.O nedenle faturaların ödenmemesi , kiranın ödenmemesi gibi bir şey söz konusu değil.Yalnız burada bir istisna durumuna değinmeden edemeyeceğim.Alınan karar kapsamında kapanan işyerleri için durum farklıdır.Çünkü işyeri sahibi işletmesini kullanamadığı için gelir elde edemediğinden kirasını ödeme konusunda bu durumu mücbir sebep olarak gösterip ödeme gücü yoksa kirasını ödemediği için kendisinin tahliye edilmesi söz konusu olmayacaktır şeklinde görüş birliğindedir hukukçular.Ancak bu kişilerin konut kiralarında böyle bir istisna sözkonusu değil.Yaşamış olduğumuz evler kiralık ise her ne kadar iş ve gelir kaybına uğrasakda oranın kira bedelini ödemek durumundayız.

                     Bu tip durumlar için benim tavsiyem mal sahibi ile kiracının açık açık görüşüp bir hareket etmesidir.Mal sahibi kira geliri ile geçinen birisi olabilir ve kirasını alamazsa o da sıkıntı yaşamaya başlayacaktır.Bu nedenle 2 tarafın ortak hareket etmesinin en güzeli olduğunu düşünüyorum.Salgın süreci bittiğinde bir çok dava konusu olacaktır şu dönemde kiraların ödenip ödenmemesi.Gücü olmayan durumu mal sahibine izah etsin ve kiranın yarısını ödemek/ o ayı hiç ödememek gibi tekliflerde bulunsun.Eğer mal sahibi bunu kabul ederse durumu yazıya döksün."Anlaştığımız üzere bu ayın kirasını şu kadar yatırıyorum" veya "anlaştığımız üzere bu ay kiramı ödeyemiyorum" yahut "anlaştığımız üzere bu ay kiramı yatırmayı erteliyorum" gibi karşılıklı mesajlarla durumu netleştirsin.

                      İleride olabilecek uyuşmazlıklar için alınması gereken önlemdir sözleşmeler ve bu durumda sözleşme imzalamak için yan yana gelemeyenlerin mesajlarla birbirlerine söylediklerini yazıya dökmeleri bana göre bir önlemdir.
                   
                      Bu zorlu süreçte hastalarımızın destekçisi olan sağlık çalışanlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum.Doktoru,hemşiresi,hasta bakıcısı, eczacısı,hastane temizliğiyle ilgileneni hepsi taşıyıcı olma ya da virüsü kapma tehlikesiyle burun burunalar her an..Bu işi gönüllü ya da gönülsüz yapıyor olmaları yaptıkları işin öneminden birşey kaybettirmiyor. Hepsine sonsuz saygı ve teşekkürlerimle..Allah yar ve yardımcınız olsun..

                  Sevil Elgün

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Blogda Ara